Otomobil Haber

Otomotiv Markalarının Elektriklenme Faaliyeti Çok Çabuk mu Oluyor Dersiniz?

İbrahim Aybar

İbrahim Aybar

Merhabalar,

 

Bildiğiniz gibi her otomotiv markası 2030 yılına kadar içten yanmalı motora sahip taşıtlardan daha fazla elektrik motorlu taşıt satma hedefiyle çalışıyor. Örneğin General Motors, CES 2021 fuarı sırasında  2035 yılı itibariyle sadece elektrik motorlu taşıt üreteceğini açıklamıştı. Volvo da 2030 yılında sadece elektrik motorlu taşıt satmayı planlıyor. Bu yılın ilk üç ayında elektrik motorlu taşıtların satışı geçen yıla göre %120 arttı. Burada soru şu: Acaba otomotiv markaları elektrik motorlu modellere geçişi öngördükleri hızda yapabilecek mi?

https://www.cbtnews.com/ haber sitesi 18 Mayıs 2022 tarihli ilginç bir haber yayınladı. Haberde; McKinsey ‘in 3 ayda bir yayınlanan son raporundaki iki önemli hususa işaret ediliyor. Birinci husus; batarya fabrikalarının sayısının artarak yeterli batarya üretme kapasitesini yakalamalarının gerektiği. İkincisi ve çok daha önemli husus ise  şarj altyapısının artan ihtiyaca cevap verebilmesi. Açıkça bu iki husus üzerinde daha çok sayıda tartışma olacak.

Batarya fabrikalarının kapasitelerinin artması konusu otomotivde elektriklenmenin püf noktalarından birisi kuşkusuz. Çünkü her bir elektrik motorlu taşıta batarya lazım. Bataryaların teknolojik özelliklerinden bağımsız olarak üretilen her bir taşıta yetecek sayıda bulunabilmesi, hatta garanti uygulamasına ve eskiyen bataryaların yenilenmesine yetecek kadar da fazla üretilmiş olması gerekli.

Mckinsey, 2030 itibariyle günümüzdeki kapasiteye ek olarak 200 adet daha yeni batarya fabrikası ihtiyacı olacağını tahmin ediyor. Bu rakam, günümüze nazaran 400 Milyar $ yatırımla kapasiteyi 2 katına çıkarmak demek. Günümüzde devam eden fabrika yatırımlarında olası hatalar ve gecikmeler olduğunda, sadece Kuzey Amerika pazarında 2025 yılına gelindiğinde 300 bin adet batarya açığı olacağı hesaplanıyor.

Aynı şekilde McKinsey, zaten sınırda olan batarya kar marjının olası üretim duruş ve kayıplarıyla yatırımlarda zarar edebileceğinin altını çiziyor.

Keza elektrik motorlu taşıtlar yola çıkmadan önce bataryalarında yeterli elektrik depolamak durumundalar. Evlerdeki şarj imkanları henüz yeterli durumda değil. Mevcut akaryakıt istasyonları gibi kamusal alanlarda yeterli şarj noktalarına ihtiyaç var. Ancak 2030 itibariyle artacak elektrik motorlu taşıt sayısına bakarsak sadece ABD’ de kamusal alanlardaki şarj noktalarının en az 12 kat artması gerek ki tatminkar düzey yakalanabilsin.

McKinsey raporuna göre ABD’ de yeterli şarj altyapısı için gerekli yatırım tutarı yaklaşık 35 Milyar $ tutuyor. Bu rakam elektrik hatlarındaki iyileştirme maliyetini de içermiyor. Biden hükümeti henüz bu rakamın dörtte birini taahhüt etmiş durumda.

Tabii kamu yönetimlerinin de yapması gereken ödevler var. Şarj hızının standardizasyonu, şarj noktalarının uniform olması ve herkesin erişimine imkan vermesi gibi düzenlemeler henüz eksik.

Sonuç olarak kamu yönetimlerinin, taşıt üreticilerinin ve batarya üreticilerinin ortak hedeflere varmak için birlikte ve uyum içinde hareket etmeleri gereği ortada. Her ne kadar elektrik motorlu taşıtlara dönüşüm için zaman planları yapılmış olsa da yol üzerinde engeller kalkmış değil. Görünen o ki içten yanmalı motora sahip taşıtlar daha yavaş devreden çıkacak. Bunun ne kadar süreceği ise soru işareti olmaya devam ediyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ