Otomobil Haber

Otomotiv Markaları AB Yeşil Plan Şartlarına 2035 Yılında Hazır Olabilecek mi? Bizde Durum Ne?

İbrahim Aybar

İbrahim Aybar

Merhabalar,

Son yazılarımda sizlerle Avrupa Komisyonu’ nun 14 Temmuz 2021 tarihinde açıkladığı Yeni Yeşil Mutabakat Planı’ nı paylaşıyorum.

Öncekilerine göre oldukça iddialı olan bu plan, AB pazarında boy gösteren tüm otomotiv markalarını ve AB’ ye otomotiv ürünleri ihraç eden tüm ülkeleri ciddi boyutta etkilemiş durumda. Aslında bununla da kalmıyor. Her ne kadar bugün itibariyle emisyon oluşturan sanayii ürünleri bir kısıtlama yaşamasa da, AB için akaryakıt üreten kuruluşların yanı sıra çelik, alüminyum, çimento ihracatçıları 2026 yılından itibaren AB pazarında var olmak için karbon vergisi ödemeye başlayacaklar. Dolayısıyla bugünden itibaren karbon ayak izini düşürme çabası içine girmek zorundalar.

Akaryakıt üreticileri ulaştırma sektöründe çok daha sıkı emisyon kısıtlamalarının uygulanacak olması nedeniyle zor durumdalar. Kolay değil, 2030 yılından itibaren otomobil ve hafif ticari araçlarda Co2 emisyon değerleri 2020 sonuna oranla % 55 düşmek zorunda. Halen AB üretimi olan bu taşıtlarda Co2 emisyon sınırı 95 gr/km olarak uygulanıyor. Demek oluyor ki 5 yıl sonra bu taşıtlarda emisyon olmayacak. Zira fosil yakıtlar kullanılarak % 55 emisyon azaltma şartına uyum sağlanamıyor.

Bütün bu gelişmeler, büyük üretim kapasitelerine sahip otomotiv markalarını doğal olarak elektrik motorlu taşıt üretimine yönlendirecek. Var olmaları için başka yolu da yok. Özellikle 10 yıl öncesinde 1000 $/Kwh iken günümüzde fiyatı 140 $/Kwh seviyesine inmiş olan Li-İon batarya fiyatları bu dönüşümü destekliyor. Bir çok otomotiv markası, 2030 yılına kadar ürettikleri modellerin %30 ila %50 sini elektrik motorlu yapacak üretim planlarını devreye koydular. (Ref: Energy Note by CESA Energy, July 2021) Tabii bu markalar içinde çok daha iddialı planlara sahip olanlar da var. Örneğin Volvo, 2030 yılına kadar tüm modellerini elektrik motorlu hale dönüştürmüş olacak. Daimler, Audi, VW, BMW gibi dev Alman markaları ise bu yarışta geri kalmamak için büyük yatırım hamleleri içindeler. Araştırma kuruluşu Wood Mackenzie, 2050 yılı itibariyle bataryadan elektrik motorlu taşıtların otomotiv pazarını % 56 pay ile domine edeceğini söylüyor. Bu rakam, 2050 yılına geldiğimiz zaman yollarda 875 Milyon elektrik motorlu otomobil ve 70 milyon elektrik motorlu ticari taşıt göreceğimiz anlamına geliyor. İçten yanmalı motorlu taşıtlar ise 5 Milyon kadar kalacak. Fosil yakıt kullanan bu taşıtları daha çok Afrika, Ortadoğu, Rusya, Stan ülkeleri ve Güney Amerika ülkelerinde göreceğiz.

Ancak unutmamak lazım ki bu öngörüler zaman içinde düzeltme ihtiyacı duyabilir. Geçmişte yaşananlar bunu gösteriyor. AB ülkelerinin yanı sıra dünyanın diğer ülkeleri de emisyon azaltma yarışına girdikleri takdirde elektrik motorlu taşıtlara yönelecek yoğun talep beklenmeyen fiyat artışları da getirerek satışları etkileyebilir. Bekleyip göreceğiz.

Bizde bu sert dönüşüme adaptasyon nasıl olacak? Soru bu. Öyle ya, OSD verilerine göre yaklaşık yılda 2 Milyon adet motorlu taşıt üretim kapasitesine ulaşmış bir sanayimiz var. Ürettiğimiz taşıtların yaklaşık % 80 ini ihraç ediyoruz. Bunların çoğu da AB ülkelerine gidiyor. Öyle ki AB ülkelerinin ithal ettiği her 4 motorlu taşıttan birisi bizim üretimimiz.

Böyle kritik bir düzeye gelmişken Avrupa Komisyonu’ nun Yeni Yeşil Planı karşısında havlu atma lüksümüz olamaz elbette. Ülkemizde AB’ ye ihraç ağırlıklı üretim yapan tüm otomotiv fabrikaları 2030 dan çok önce ürünlerini elektrik motorlu modellere dönüştürmek durumunda. Bu konuda Ford Otosan, 2023 yılında dönüşümü tamamlayacağını açıklayan ilk kuruluş oldu. Ayrıca bugünden otomotiv için batarya ve elektrik motoru üretimi için yatırım çekmek te gerekiyor. Ülkemizde üretim üssü olan diğer markaların ve yan sanayi tedarikçilerimizin yeni haberlerini dört gözle ve gecikmeden bekliyoruz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ