Otomobil Haber

Oto-nomi ve Sosyoloji

Murat İçer

Murat İçer

Kurallar çerçevesinde kendi kararlarını verebilmek, çevredekilerin haklarına saygı duyarak kendi haklarını savunmak olarak açıklanabilir özerklik, ya da teknoloji dilinde otonomi. Özgürlük kavramı ile karıştırılabilen otonomi, zaman zaman başımıza beklenmedik işler açabilir.

Konu trafik ve otomobiller olunca, bambaşka bir anlam kazanıyor otonomi. Yüz yılı aşkın bir süredir, kendi başına hareket edebilen araçlar fikrini kovalıyor insanlık. 1980 ve sonrasında, bu arayışın ürünleri bazı ülkelerde ortaya çıkmaya başladı ve Google Waymo, Tesla, Sony gibi markaların, yolları bu akıllı araçlarla donatmak üzere oldukları bilgisi artık bir sır değil.

Gelin şimdi bu teknolojinin yaşamımıza katacağı kolaylıklara bakalım; şüphesiz daha az trafik kazası olma ihtimalinden bahsediyoruz. Sürücü kaynaklı kazaların tarihe karışacağı ise kesin bir bilgi, paylaşabilirsiniz! Otopark sorunu konusu gündem olmaktan çıkacak, öğlen yemeğinde gel beni al diyebileceğiniz otonom aracınız eğer isterseniz size verdiği hizmetten arta kalan zamanda başka bir ihtiyaç sahibinin de işini ücret karşılığında görebilecek. Bugün, yazılım ayağının donamıma göre bir seviye daha ileride olduğunu düşündürten konulardan biri olan batarya konusu da bir şekilde çözülecek yakın gelecekte. Ya kullandığımız bataryaları kiralıyor olacağız  ya da şarj süreleri ve mesafeleri makul seviyelere ulaşacak.

Tüm karayollarında belirlenen hız sınırları ile seyreden araçların olduğu bir trafikte 260 km/saat hız yapabilecek bir aracı neden isteyesiniz? Aşırı güçlü, ihtiyacın ve güvenlik sınırlarının çok üstünde donanımlara sahip araçları isteyenlerin azalacak olması otomotiv endüstrisinde dikkatlerin performanstan çok konfora yönelmesini sağlayacak. Kullandığınız aracın yazılımının hacklenemeyecek olması fren mesafesi konusunun önüne geçecek, aracın içindeki kişisel konforu etkileyecek tasarım farkları da zaten aerodinamik yasaları gereği birbirine benzemeye başlayan araçların dış tasarımının önünde yer alacak.

Şimdi diyelim ki otomobiller bizim öngördüğümüz bir özellik içinde trafikte dolaşabilecek, bugün kiralanan Martı Scooterlar gibi kenarda bizim onları çağırmamızı bekliyor olacaklar. Hadi zamanı biraz ileri saralım ve IoT ‘Nesnelerin İnterneti’ sayesinde makinelerin birbiriyle haberleşmeye ve vardiya değiştirmeye başladıklarını düşünelim. Beylikdüzü’nden Tuzla’ya yolcu alan, ortak bir yazılım tarafından değerlendirilen talepler doğrultusunda yönetilen bu otonom araçların sırf kendi durağına dönmek için şehri bir uçtan diğerine geçmesine hiç gerek yok. Karşının otonomuyum, buraları bilmem! diyen sürücü de yok! Sayın navigasyon, hem yolu hem trafiği biliyor, hatta yönetiyor olacak.

Pek çoğumuzu heyecanlandıracak olan bu gelişmelerin aynı zamanda bazılarını kaygılandıracağını da unutmamak gerek. Martı Scooter’lara muhalefet eden, Uber ve benzeri organizasyonlara karşı çıkan İstemezük cephesi sürücüsüz araçların yaratacağı işsizler ordusunun oluşmasına çok güçlü bir direniş gösterince işin sosyolojik boyutlarının nereye varacağı bambaşka bir yazı konusu.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Aşı tutuyor - 11 Ocak 2021
Oto-nomi ve Sosyoloji - 17 Temmuz 2020

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ