Otomobil Haber

Gelecekte Otomotiv Endüstrisi Veri Depolama İhtiyacını Nasıl Karşılayacak?

İbrahim Aybar

İbrahim Aybar

Merhabalar,

Günümüzde otomobillerin birbirleriyle daha çok bağlantılı olduklarını görüyoruz. Bu durum, sürüş deneyimine etki edecek daha çok verinin depolanması demek. Elektrik motorlu ve sürücüsüz taşıtlar geliştikçe daha fazla veri ihtiyacı kaçınılmaz hale geliyor.  https://www.forbes.com/sites/forbesbusinesscouncil/2022/05/31/

Geçenlerde yayınlanan Bloomberg New Energy Finance raporu, 2040 yılında dünya genelinde elektrik motorlu taşıt satışının pazardan %70 pay alacağını iddia etti. Aynı zamanda, günümüzden 2050 yılına kadar geçecek sürede otomotiv pazarında 46 Trilyon $ tutarında gelir fırsatının ortaya çıkacağını ileri sürdü. Statista raporu ise, 2030 itibariyle dünya genelinde yıllık sürücüsüz taşıt üretiminin 800 bin adede ulaşacağını söylüyor.

Elbette artan veri depolama ihtiyacının nedeni sadece taşıtların elektrik enerjisi kullanması değil. Otomasyon ve toplanan verilerin artışı asıl neden. Günümüzdeki otomobiller yakıt, hava sıcaklığı, deniz seviyesinden yükseklik gibi verileri işleyerek daha yüksek güç üreten ve daha az emisyon yapan sofistike programlar kullanıyorlar.  Otomobillere bu özellikler eklendikçe sensörler üzerinden yoğun veri üretimi ortaya çıkıyor ve bu verilerin bir yerlerde depolanması gerekiyor.

Motorlu taşıtlar daha akıllı ve birbiriyle bağlantılı hale geldikçe, veri depolama sistemlerini geliştiren sağlayıcılar daha yenilikçi hale geliyor ve otomotiv pazarında tercih ediliyorlar.

Genel anlamda motorlu taşıt deyince artık hareket halinde bir veri üretim ve bilgi merkezinden söz ediyoruz. Özellikle  sürücüsüz taşıtlar tıpkı akıllı telefonlar gibi Google, Amazon ve Apple gibi dijital dünyanın devleri ile daha çok iç içe oluyorlar. Yani gelecekteki taşıt sahipleri taşıtın lastik ebadı veya cinsinden ziyade, konsoldaki bilgisayar sistemleri ve iletişim özellikleriyle ilgilenecekler. Yani, bir aile taşıtıyla yola çıktığında  onlarca film yükleyecek dijital kapasite isteyecek. Her bir aile bireyi için neredeyse 32-64 gigabyte işlemci ve 2 Terabyte veri depolama ihtiyacı olacak.

Bu ihtiyaçları dikkate alan üreticiler, sürüş deyimini daha zengin hale getirecek dijital kokpit geliştirmek için yarışıyorlar.

Dijital kokpit, ya da diğer bir deyişle dijital sürücü mahalli bundan böyle ön konsolda görmeye alışkın olduğumuz göstergelerin ve kontrol ünitelerinin yerine geçecek. Ek olarak  artırılmış gerçeklik özelliği eklenecek ve sürüş yardımı çok daha gelişecek. Üstelik bilgiler çok daha hızlı işlenerek taşıtta bulunanların önüne gelecek. Veriler dijital kokpit içinde depolanacak.

Taşıtlar giderek daha gelişmiş özelliklerle donatıldıkça sürüş güvenliği teknolojileri de yüksek performansa sahip olacak. Otonom teknolojiler ve bilgisayarla yönetilen uygulamalar sürüş emniyetini çok daha üst düzeye çıkaracak.

Bilindiği gibi sürüş güvenliği konusu otomotiv sektörünün uyması gereken bir çok yasal düzenleme içeriyor. Aynı zamanda üreticilerin sıfır hata ile üretmesi gereken araç içi emniyet sistemlerini şart koşuyor. Dolayısıyla dijital dünyadaki gelişmeler bu konuda üreticilerin işini kolaylaştırıyor.  Sonuç olarak motorlu taşıtlar yakın gelecekte sürücüsüz hareket eden, bilgi ve eğlence dünyasını taşıt içindeki insanlara geniş boyutta sunan, enerjiyi verimli kullanan, emniyetli ve konforlu bir yaşam alanı oluyorlar.  Trafik kazalarını sıfırlamaya  ve etrafı kirletmeden seyahate az kaldı diyebiliriz!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ