Otomobil Haber

Elektrik Motorlu Taşıt Üretmeye Soyunan Markaların Ortak Endişesi: Fiyat Yüksekliği

İbrahim Aybar

İbrahim Aybar

Merhabalar,

Son günlerde Tesla S modeline ait 100 Kwh kapasiteli bir bataryayı kullanan bir Mercedes Benz yapımı elektrik motorlu otomobilin tek şarjda 1200 km menzil sağladığını öğrendik. Teknolojinin elektrik motorlu taşıt dünyasında en çok endişe edilen konulardan menzil sorununu çözmek üzere olduğunu bu gelişme göstermiş oldu. Peki, endişe duyulan konulardan bir diğeri olan fiyatlar teşvik gerektirmeyecek şekilde ucuzlayabilecek mi ?

Açıkçası bu konu henüz belirsizliğini koruyor. Dünyanın önde gelen otomotiv gruplarından Stellantis, 2030 yılına kadar elektrik motorlu taşıt üretim maliyetini % 40 azaltmayı hedeflediğini geçenlerde açıkladı. FiatJeep, Citroen, Opel ve Peugeot  markalı taşıtları üreten grup, komponentlerin bir bölümünü kendi bünyesinde üreterek tedarikçilere baskı yapmayı planlıyor.

Stellantis‘in endişesi şu: Eğer elektrik motorlu taşıtlar ucuzlamazsa otomotiv pazarı çökebilir!  O nedenle konu çok ciddi. Zira grup on yıl içinde 75 yeni ve bataryadan elektrikli model lansmanı planlıyor. Ayrıca bu süre içinde Fransa’daki fabrikalarını sadece elektrik motorlu taşıt üretimi yapacak şekilde dönüştürecek.

Öte yandan elektrik motorlu taşıt fiyatları hızla artıyor. Örneğin Tesla ve Rivian, geçen ay fiyatlara taşıt başına ortalama 6,000 $ zam yaptılar. Hummer ve Ford markaları ise bu yılın başlarında fiyatları artırmışlardı. Artan hammadde maliyeti nedeniyle bataryadan elektrikli modellerin bazıları ciddi zarar üretiyor.

Bir taraftan da AB ülkeleri  geçen hafta 2035 yılı itibariyle Avrupa Yeşil Mutabakat Planı’nın uygulanmasını onayladılar. Dolayısıyla Avrupa’daki bir çok fabrika sadece elektrik motorlu taşıt üretmek için dönüşmek zorunda.

Yeterli batarya üretim kapasitesi için de bir yandan yatırımlar sürüyor. Örneğin Stellantis, Kuzey Amerika ve Avrupa’da 2030 yılına kadar 400 Gwh kapasiteye ulaşacak batarya hücresi yatırımına devam ediyor. Bu yatırıma yetecek Lityum madeni temini ayrı konu. Benzer durum VW grubu dahil diğer bütün global markalarda da var.

Elbette üretim merkezlerinde fosil yakıta bağımlı olmayan enerji üretimi yatırımları da gerekiyor. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle doğalgaz ve petrol ambargolarının uygulanması, otomotiv markalarının hızla güneş veya rüzgar, ya da nükleer enerjiden elektrik temin etme çabalarını hızlandırdı. Uluslararası Enerji Ajansı da bir yandan ülkelerin nükleer enerji santrallerini bir süre daha açık tutma çağrısı yapıyor. Nitekim Belçika, nükleer enerji santrallerini 10 yıl daha açık tutma kararı aldı.

Otomotiv sektörü fabrikalarını elektrik motorlu taşıt üretimine dönüştürmeye çalışırken, mevcut güncel konjonktür ise gidişatın hiç te kolay olmayacağını ortaya koyuyor. İzlemeye devam edeceğiz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ